ISSN: 1305-385X Hakkında: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Böbreğin Kalıtsal Kistik Hastalıkları Ve Genetik Açıdan Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı
Dr. Kıvanç ÇEFLEa
aİç Hastalıkları AD, Tıbbi Genetik BD, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, İSTANBUL Bir çok kalıtsal hastalıkta böbrek kistleri eşlikçi bir bulgu olarak görülebilir. Bunların bazılarında ise böbrek kistleri hastalığın gidişini etkileyen başlıca unsurdur. Kalıtsal böbrek hastalıkları arasında en sık görüleni olan otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) bunlardan biridir. ODPBH'de intrakranyal anevrizma, mitral kapak prolapsusu ve inguinal herni gibi böbrek dışı organ tutulumunun da morbiditeye önemli katkısı vardır. Penetransı 70 yaşındaki taşıyıcılarda %90'a ulaşmaktadır. Olguların büyük çoğunluğundan PKD1 (%85-90) ve PKD2 (%10-15) genlerinin sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bugün için belirli bir genotip-fenotip ilişkisi saptanamamaktadır. Hatta aynı ailenin etkilenmiş bireyleri arasında büyük bir ekspresyon değişkenliği görülmektedir. Bununla birlikte PKD2 ile ilişkili hastalık PKD1'e göre daha geç başlamakta ve son dönem böbrek yetersizliğine daha yavaş ilerlemektedir; ortalama yaşam süresi de daha uzundur. Deneysel çalışmalar bu genlerin kodladıkları polisistin-1 ve polisistin-2 adlı proteinlerin oluşturduğu kompleksin tubulus içindeki akışa duyarlı bir tür "mekanosensör" gibi işlev gördüğünü düşündürmektedir. Mutasyonların epitelyal transportu etkileyerek kist oluşumuna yol açabileceği iddia edilmiştir. Patogenezde üzerinde durulan "iki vuruş" hipotezine göre ise, kist gelişimi için germline mutasyon (birinci vuruş) yeterli olmayıp kistik epitel hücresinde somatik bir mutasyonla (ikinci vuruş) sağlam allelin de kaybedilmesi gerekmektedir. Kist epitel hücrelerinde yapılan moleküler çalışmalar ve transgenik fare deneyleri bu görüşü destekleyen veriler sağlamıştır.Anahtar Kelimeler: Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı, genetikTurkiye Klinikleri J Int Med Sci 2005, 1(4):6-11
|
|
|
|
|