ISSN: 1305-385X Hakkında: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Akut Ve Hızlı Ilerleyici Böbrek Yetmezliğinde Hipertansiyon Mekanizmaları Ve Anti-hipertansif Tedavi Ilkeleri
Dr. Asuman YAVUZ,a Dr. Gülşen YAKUPOĞLUa
aNefroloji BD, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, ANTALYA Akut böbrek yetmezliği (ABY) hastalarının %40’ında hipertansiyon (HT) görülür. Tübülointerstisyel hastalıkta %15 sıklığında hipertansiyona rastlanırken, bu oran glomerüler-vasküler hastalıkta %73’dir. ABY’de HT multifaktöriyel nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Atheroembolik renal hastalıkta hipertansiyon ciddi olabilir. Diğer hipertansiyona yol açan vasküler-glomerüler hastalıklar; vaskulitler özellikle poliarteritis nodosa ve trombotik mikroanjiopatilerdir. Trombotik mikroanjiopatiler; hemolitik-üremik sendrom, trombotik trombositopenik purpura, skleroderma renal krizi, preeklampsi ve malign hipertansiyondur. Bütün bu hastalıklar, renal arteriyollerde endotel hasarını takiben platelet trombüs oluşumu ile başlar; arteriyel lezyonlara bağlı renal kortikal nekroz oluşabilir. Endotel hasarına neden olan olaylar ise; sitopatik, immünolojik, basınçla ilişkili, intrinsik hücresel ve hipoksiktir. Persistan veya tekrarlayan endotel hasarı ve intimal fibrozis progressif obliteratif arteriopatiye neden olmaktadır. Renal iskemi ortaya çıkmakta ve renal iskemiyi takip eden kısır döngü renin-anjiotensin üretiminde artma, akselere HT ve progressif böbrek yetmezliğine neden olmaktadır. Bu kısır döngünün durdurulması en iyi ACE inhibitörleri veya anjiotensin II reseptör blokerleri ile olmaktadır. ESWL veya renal travma sonrası renin tarafından düzenlenen mekanizma ile de hipertansiyon ortaya çıkabilmektedir. Akut glomerül hastalıklarında ve bilateral hidronefroz hastalarında volüm-bağımlı hipertansiyon, tek taraflı üreteral obstruksiyonda renin-bağımlı hipertansiyon olabilir, tedavi bunların etkilerini önleyecek şekilde planlanmalıdır.Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, akut ve hızlı ilerleyici böbrek yetmezliği, antihipertansif tedaviTurkiye Klinikleri J Int Med Sci 2005, 1(38):104-109
|
|
|
|
|